Roma Döneminde Güvenli Bir Kent Perge

0
43

Roma Devri’nde, son büyük tehdit olan VI. Mithridates’in bertaraf edilmesiyle birlikte Pamfilya Bölgesi görece bir huzur ortamına kavuşmuştur. Doğuda Zeugma Askerî Garnizonu, batıda Hadrian Surları ve bu savunma hattının merkezinde yer alan Perge, artık dış tehlikelerden uzak bir konuma gelmiştir. Bu güven ortamı sayesinde Perge, savunma amaçlı yapılardan ziyade kültürel, sanatsal ve kamusal eserlerin inşa edildiği gerçek bir Roma kenti kimliğine bürünmüştür. Halkın yaşam standartlarını yükselten anıtsal yapılar, kentin refahını ve görkemini simgelemiştir Perge Stadyumu’nun Mimari Özellikleri.

Plancia Magna ve Perge’nin Altın Çağı

Roma Dönemi Perge’sinin ihtişamında en büyük pay sahiplerinden biri, Vali Marcus Plancius Varus’un kızı Plancia Magna’dır. Günümüzde dahi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Antalya’da portresi taşınan Plancia Magna, kente kazandırdığı yapılar ve bağışlarla Perge’yi Pamfilya’nın en seçkin şehirlerinden biri hâline getirmiştir. Onun desteğiyle inşa edilen meydanlar, kapılar ve anıtlar, Perge’nin yalnızca bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda sanat ve kültür merkezi olduğunu göstermektedir.

Yeni Bir İnancın Doğuşu: Hıristiyanlık

Bu dönemde, Anadolu topraklarında yeni bir din de filizlenmeye başlamıştır. İsa Peygamber’in öğrencileri, Antakya’da ilk cemaatlerini kurmuş ve burada ilk kez “Hıristiyan” adını almışlardır. Ardından bu yeni inancı yaymak amacıyla misyonerlik faaliyetleri hız kazanmıştır. Seleukia Pieria Limanı’ndan (bugünkü Çevlik) yola çıkan misyonerler, Kıbrıs üzerinden Pamfilya kıyılarına ulaşarak Perge’ye gelmişlerdir Private Turkey Tours.

Aziz Paulus ve Perge’nin İncil’deki Yeri

Tarsuslu Paulus’un ilk misyonerlik yolculuğunda Perge önemli bir durak olmuştur. MS 46 yılında, Paulus ve beraberindekiler Pamfilya’daki Perge’ye ulaşmışlardır. İncil’de, Havarilerin İşleri kitabının 13. bölüm 13. paragrafında Perge’nin adı açıkça geçmektedir. Aynı eserin 15. bölümünde ise havariler arasında görüş ayrılıkları yaşandığı anlatılmaktadır.

Paulus, Barnabas’a diğer şehirlerdeki inananları ziyaret etme zamanının geldiğini söylerken, Barnabas yolculuğa Johannes Markus ile devam etmek istemiştir. Paulus ise Markus’un daha önce Pamfilya’da kendilerini zor durumda bırakmasını gerekçe göstererek buna karşı çıkmıştır. Bu tartışma Perge’de yaşanmış, sonuçta Barnabas Johannes Markus ile birlikte Kıbrıs’a, Paulus ise Silas ile birlikte Yalvaç’a (Antiokheia) doğru yol almıştır.

İnançların Buluştuğu Bir Kent

Perge’de, tıpkı Efes’te olduğu gibi eski inançlar ile yeni din arasında bir özdeşleştirme süreci yaşanmıştır. Meryem Ana, Artemis ile, İsa ise Apollon ile ilişkilendirilerek halkın yeni inancı benimsemesi kolaylaştırılmıştır. Bu durum, Perge’nin tarih boyunca kültürlerin ve inançların kesişme noktası olduğunu bir kez daha göstermektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz